‘MİLLİ’ EĞİTİM İÇİN ‘FULBRİGT’ ÇETESİNE YOL VERİLSİN..

Yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde beklentimiz, milletimize dayatılmış olan Fulbright ve benzeri anlaşmaların tamamen ortadan kaldırılması, eğitim başta olmak üzere her alanın ‘Milli’ hale getirilmesinin bir an önce sağlanmasıdır.

Bu haber 12 Temmuz 2018 - 13:19 'de eklendi ve 1.027 kez görüntülendi.

Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri Kültürel Mübadele Komisyonu, günümüzdeki adıyla Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu’nun temeli 1949 yılında ABD ve Türkiye arasında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hiç düşünülmeden imzalanan, memleketimizin geleceği olan çocukların ve gençlerin ABD’nin kirli emellerine kurban verildiği ve halen yürürlükte olan ikili bir anlaşmaya dayanmaktadır. Türkiye’deki özel okullar ve yüksek öğretim kuruluşları dahil olmak üzere tüm eğitim kurumları bu anlaşma çerçevesinde ABD’nin dolayısıyla CIA’nın insafına terk edilmiştir.

69 yıldır yürürlükte olan anlaşmanın maddeleri kan dondurucu niteliktedir. Birinci madde şöyledir: “Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu adı altında bir komisyon kurulacaktır. Bu komisyon, niteliği bu anlaşmayla belirlenen ve parası T.C Hükümeti tarafından finanse edilecek olan eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracak ve Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri tarafından tanınacaktır”

Birinci maddenin alt fıkralarında, “Türkiye’deki okul ve yüksek öğrenim kurumlarında ABD vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi eğitim faaliyetleri ile Birleşik Devletlerdeki okul ve yüksek öğrenim kuruluşlarında Türkiye vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi faaliyetlerini; yolculuk, tahsil ücreti, geçim masrafları ve öğretimle ilgili diğer harcamaların karşılanması da dahil olmak üzere finanse etmek Türkiye’nin sorumluluğu altındadır” hükmü gereği CHP’li İsmet İnönü, CIA’nın Türkiye ofisini üstelik parasını da bu millete ödetmek şartıyla açmış ve 69 yıldır vatan evlatlarının eğitiminin CIA tarafından zehirlenmesini sağlamıştır. CIA Fulbright anlaşması ile hem kendi ajanlarına Türkiye’nin kapılarını ardına kadar açmış, hem de evlatlarımızı birer ABD uşağı haline getirme şansını elde etmiştir.

Fulbrigt Anlaşması’nın 5. maddesi, Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu’nun yapısının ve işleyişinin nasıl olacağını belirlemektedir. Madde şu şekildedir: “Komisyon; dördü T.C vatandaşı, Dördü de ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde komisyon başkanının kararı nihai karar olacaktır”

Bugün Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) çatısı altında “Milli Eğitimi Geliştirme” isimli komisyon hala faaliyetlerini sürdürmekte hatta Milli Eğitimi Geliştirme Projeleri (MEGEP) adı altında http://www.megep.meb.gov.tr/ resmi internet sitesi incelendiğinde görüleceği üzere, okulların ders programlarına kadar tüm detaylar halen bu komisyon tarafından belirlenmektedir.

Bugün Fulbright, özellikle MEB içerisinde oluşturduğu kadrolar vasıtasıyla birçok konuda etkin rol oynamakta; CIA’nın da desteğiyle stratejik kararların alınmasını sağlayabilmektedir. Beklentimiz 24 Haziran seçimleriyle start alan yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde, milletimize dayatılmış olan Fulbright ve benzeri anlaşmaların tamamen ortadan kaldırılması, eğitim başta olmak üzere her alanın ‘Milli’ hale getirilmesinin bir an önce sağlanmasıdır.

YUSUF KARAMANOĞLU

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.