BU GÜNLERE NASIL GELİNDİĞİNİ UNUTMA!.

Erdoğan’ın yolunu açanlar..
Türkiye tarihinin en önemli seçimleri olan 24 Haziran seçimlerini geride bıraktık. Yeni bir dönem başlıyor ama Erdoğan ve AK Parti, bugünlere öyle kolay gelmediler. Bugünleri engellemeye çalışanlar, aslında Erdoğan ve AK Parti’nin büyümesine de sebep oldular. Ama hem ülkeye hem Erdoğan ve AK Parti’ye büyük bedeller de ödettiler.

Bu haber 17 Temmuz 2018 - 1:31 'de eklendi ve 848 kez görüntülendi.

Nuh Mete Yüksel, Refah Partisi’nden sonra Fazilet Partisi’ni de rahat bırakmadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nı hemen harekete geçirdi.
Vural Savaş, Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, iktidardaki Refah Partisi hakkında, “Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu” iddiasıyla kapatma davası açtı. “FP, yalnız RP’nin değil, aslında ülkemizde dini siyasete alet ettiği için kapatılan tüm siyasi partilerin devamı niteliğindedir. Metastaz yapan habis bir ur gibi demokrasimizin sağlıklı işlemesini engelleyen Anayasal düzenimiz için daimi ‘açık ve yakın tehlike’ oluşturmuş bu çeşit partilerin kapatılması Türkiye Cumhuriyeti‘ni sonsuza kadar yaşatabilmenin vazgeçilmez koşuludur” demişti.
Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan muhtırasının baş mimarıydı. Nazikçe, kibarca tehdit ediyordu.
Osman Özbek, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’a “Pez…k” diyen Jandarma Erzurum Bölge Komutanı.. Tuğgeneral Osman Özbek’e başta dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olmak üzere birçok kişi sahip çıkmıştı.
Süleyman Demirel, “Türban gericiliktir. Başı bağlı okumak isteyenler Suudi Arabistan’a gitsin” demişti.
Mustafa Denizli , “Başörtülüler İran’a gitsin” demişti.
Bekir Coşkun, “Göbeğini kaşıyan adamlar” derken,
Yılmaz Özdil, AK Parti’ye oy veren seçmenlere “Bidon kafa” diyerek hakaret etmiş ve o insanları; “bir makarna paketine oyunu satmak” la suçluyordu.
Ertuğrul Özkök, “411 el kaosa kalktı”, “Vay Şerefsiz”, “Gerekirse silah kullanırız” ve “Siyasi hayatı bitti” manşetlerinin mimarıydı.
Mine Kırıkkanat, “Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, … Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler” diyerek halkı aşağılıyordu.
Çevik Bir, mimarlarından olduğu darbe girişimi için “Demokrasiye balans ayarı yaptık” demişti.
Deniz Baykal, “Sakın ha Cumhurbaşkanı adayı olma! Sakın ha olma! Sakın ha! Bu tavsiyem kulağına küpe olsun Sayın Tayyip Erdoğan. Bu tavsiyem kulağına küpe olsun, bak iki hafta zaman var. Sakın ha ihtirasının kurbanı olma” diyerek tehdit etmişti Erdoğan’ı.
Güven Erkaya, Necmettin Erbakan’ı zor durumda bırakmak için, alay edercesine MGK toplantısında masaya rakı getirtmişti. Genelkurmay Başkanı telefondaydı. “Aferin Güven, çok iyi yaptın. Ben de biliyorsun şarap isteyip içtim” demişti Erkaya’ya.
Bülent Ecevit, Merve Kavakçı için: “Burası devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!” diyerek şairliği ve kibarlığıyla başörtüsü takan Kavakçı’yı tehdit etmişti.

Kemal Alemdaroğlu ve Nur Serter, dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü ve yardımcısı, kızların başörtülerini çıkartmak için, “İkna Odaları” icat etmişlerdi. Serter, üniversiteyi kazanan öğrencileri “örümcek kafalı” olarak niteliyordu.
Ahmet Necdet Sezer, “Kamusal alanda türban olmaz”ın mimarıydı.
Sabih Kanadoğlu, 367 rezaletinin baş mimarıydı. Abdullah Gül’ün seçilmesini engellediler. Ama aynı güçler, Gül’ü bu sefer de 24 Haziran seçimlerinde Erdoğan’a karşı cumhurbaşkanı adayı olarak göstermek istediler.
***
Gürüz, Özden, Çölaşan, Teziç, Dündar… Ve daha isimlerini sayamadıklarımız. Erdoğan ve AK Parti’ye zarar verelim derken, Erdoğan ve AK Parti’nin büyümesini sağladılar. Kötülükleri ile Erdoğan ve AK Parti’nin yolunu açtılar… Ama Türkiye’ye de çok ağır bedeller ödettiler.
***
Devlet Bahçeli, 15 Temmuz darbesi başta olmak üzere hemen her krizde üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Haşim Kılıç, AK Parti kapatılma davasında hukukun işletilmesini sağladı.
Bekir Bozdağ, ismini sayamadığımız nice yiğitler, 15 Temmuz şehit ve gazileri, Hakan Fidan, Mehmet Metiner… Darbeye yiğitçe direndiler.
Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş partilerini, mevki makamlarını bırakıp, fedakârlık yaparak geldiler. Son Başbakan Binali Yıldırım… Ve isimlerini sayamadığımız nice yiğitler.
Ve son adam, son yiğit Necmettin Erbakan… Büyük dava adamı Erbakan büyük bedeller ödedi, büyük acılar ve çileler çekti. Bütün yolları Necmettin Erbakan hoca açtı aslında. Allah, Erbakan hocadan razı olsun. Ruhu şad olsun. Kısacası Erdoğan ve AK Parti bugünlere kolay gelmedi. Ağır bedeller ödeyerek geldiler. Bugünlere nasıl gelindiğini unutmamak lazım.
GALİP İLHANER

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.