AYASOFYA AÇILIYOR!.

1930 yılında tadilat bahanesiyle ibadete kapatılan, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile müzeye çevrilen ve 1 Şubat 1935 günü müze olarak açılan Ayasofya Camii’nin 88 yıllık esareti nihayet son buluyor.

Bu haber 21 Temmuz 2018 - 21:54 'de eklendi ve 5.581 kez görüntülendi.

YETKİLİ MERCİ KESİN TALİMATI VERDİ..

DipDalga.com’un siyasi kulislerden edindiği bilgilere göre konuya ilişkin karar merci olan makam, yapının asli durumuna uygun şekilde yeniden cami olarak açılması için gerekli çalışmaların acilen yapılması talimatını verdi.

ARTIK SADECE KISA BİR ZAMAN MESELESİ..

Devletin en üst makamının talimatının ardından konunun idari ve teknik altyapı çalışmalarının kısa sürede tamamlandığı öğrenilirken, uzmanların açılışın gerçekleştirileceği en uygun tarihi belirlemeye çalıştıkları kaydedildi.

RESTORASYONUN BİTMESİ BEKLENİYOR..

Ayasofya’nın cami olarak açılabilmesi için uygun zamanın belirlenmesinde, halen devam etmekte olan restorasyon çalışmasının en önemli sorun olarak öne çıktığı belirtilirken, açılış için bu yıl içerisinde bitmesi beklenen restorasyonun beklenmeyebileceği de vurgulandı.

İŞTE MUHTEMEL TARİHLER..

Ayasofya’nın açılışı için öne çıkan tarihler ise şu şekilde sıralandı: 25 Ağustos 2018, 30 Ağustos 2018, 9 Eylül 2018, 29 Ekim 2018, 24 Kasım 2018, 10 Aralık 2018, 26 Ocak 2019, 1 Şubat 2019, 19 Mayıs 2019, 29 Mayıs 2019.. Bu tarihlerden ‘Cuma’ ya denk gelen gün de ayrıca incelendi ve sadece Ayasofya’nın müze olarak açılmasının yıl dönümü olan 1 Şubat 2019’un Cuma gününe denk geldiği görüldü.

FATİH SULTAN MEHMED’İN LANETİ DEVAM EDİYOR!.

“ALLAH’IN, MELEKLERİN VE BÜTÜN İNSANLARIN ÜZERLERİNE OLSUN!.”

İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han, Ayasofya Camii’nin ve vakfının korunmasına ilişkin yayınladığı vakfiyesinde şu ifade ve uyarılarda bulunmuştu:

“Allah’ın yarattıklarından Allah’a ve O’nun rüyetine iman eden, ahirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun, özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafından tayin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtıl bir nezâret ile vakıflara nâzır ve mütevelli olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak asla helal değildir!

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer’i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey talep ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların la’neti üzerlerine olsun. “Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir”

DipDalga.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.